Ana Sayfa  Sohbet  Forum  Sağlık  Fıkralar  Arama İletişim

Menü

   Ana Sayfa
 Çet
 Çet odaları
 cet sohbet
 Cinsellik
 Fıkralar
 Güzel Sözler
 Görüntülü Çet
 Haberler
 Hikayeler
 iLahi klipLer
 KLipLeR
 Magazin
 Msn Messenger
 Oyunlar
 Programlar
 Resimler
 Rüya Tabirleri
 Sağlık
 Tv DiziLeri
 Videolar
 Yabancı Filmler
 Yemek Tarifleri
 YerLi Filmler
 Şarkı Sözleri
 Şiirler
  İletişim

 Sefiller

Okunma

53

Sefiller (özet)

Roman bir erdem mücadelesinin nasıl olması gerektiğini ve insanların hayatlarında nasıl iniş ve çıkışların olabileceğini çok akıcı ve güzel üslupla anlatmaktadır. Romanın kahramanı Jan Valjan romanımızın başka bir kahramanı Javer çok iyi tahlil etmektedir; İyi kalpli bir suçlu, merhametli bir pranga mahkûmu, kötülüğe karşı iyilik eden bir cezaevi kaçkını, öç almaktansa acımayı yeğleyen yüce ruhlu bir insan, düşmanını öldürmektense kendisini feda eden bir adam. Romanın akıntısına kendinizi kaptırdığınızda, bir insanın erdem için böylesine büyük fedakârlık yapabilmesinin gerçekten zor, ama bir o kadar da büyüklük olduğunu anlıyorsunuz. Özellikle Jan Valjan’ın mösyö Madlen olarak valilik makamına kadar çıktığı ve etrafında büyük bir saygı uyandırdığı dönemde yaptığı fedakârlık akıllara durgunluk vermektedir. Bir hırsızın yakalandıktan sonra kendisine benzetilerek Jan Valjan olarak yargılandığını öğrendiği zaman gösterdiği tavır bir iyilik abidesidir. Kendisinin Jan Valjan olduğunu açıklayarak bir hırsızı kurtaracak ve sahip olduğu tüm zenginliği, saygınlığı ve mevkiyi terk edecek kadar onurlu bir insandır.
Ancak Jan Valjan’ın hayatında böylesine büyük bir değişimi sağlayan kişi yine aynı büyüklükte olan piskopos Bienvenü’dür. Onun gösterdiği iyi niyet Jan Valjan’ın yüreğinde derin bir etki uyandırmıştı. Monsenyör, Jan Valjan hırsızlık yapmasına rağmen onu gözetmiş ve aslında çaldığı şeyleri kendisinin verdiğini söyleyerek onu tüm benliğini şu sözleriyle satın almıştı; Jan Valjan kardeşim, artık siz kötülüğün değil, iyiliğin malı oldunuz. Sizin ruhunuzu satın alıyorum bu gümüşlerle. Sizi karanlıklardan, günahlardan arındırdım ve Tanrı’ya verdim. Aslında romanı bütünlüğü içinde ele aldığımızda Tanrı’nın insan yaşamında ne denli önemli olduğunu ve insan severliğe nasıl yönlendirdiğini çok güzel bir şekilde görmekteyiz. Jan Valjan buna en güzel bir örnektir.
Görev sorumluluğunun insan varlığından daha önemli olduğunu ve görevde duygulara asla yer olmadığını Javer’in tavizsiz davranışlarında seyretmekteyiz. Vali Mösyö Madlen’e karşı bile görevini hatırlatacak kadar yürekli ama bir mahkûmun asla iyi olmayacağına inanacak kadar duygusuz bir insan. Ancak Jan Valjan’ın gösterdiği erdemin karşısında onu affederek kendisine ihanet ettiğini düşünerek intihara kalkışacak kadar görev aşığı bir insan.
Aldatılan bir kadın olmasına rağmen annelik onurunu ayakta tutmanın ne kadar önemli olduğunu Fantin’in fedakârlığında görmekteyiz. Kızı için sonunda en çok sevdiği dişlerini bile satarak onu korumaya çalışması onun ne denli yüce bir ruha sahip olduğunu gösteren sadece bir örnektir. Annelik kadar büyük bir sanat yoktur. Bu sanatkârın en ayırıcı özelliği ise eseri için gösterebileceği fedakârlıktır. İşte Fantin bunu başarmak için kendisinin varlığını bile feda edebilecek karakterde bir insan olarak karşımıza çıkmaktadır.
Yanlış yapan insanların yanlışlarından dolayı ömür boyu yargılanmasının doğru olmayacağını bu romanın bütünlüğü içinde görmekteyiz.
Fantin’in en büyük şanssızlığı Tenardiye’lerle karşılaşmasıdır. Bay ve bayan Tenardiye’ler çıkarcılığın, faydacılığın, insan satmanın, hilekarlığın, sahtekarlığın, duygu sömürücülüğün temsilcileri gibi karşımıza çıkmaktadırlar. Köle gibi çalıştırdıkları Kozet için Fantin’den kopardıkları daha doğrusu çaldıkları onca para bunu açıkça göstermektedir.
Marius, babasının anısına ve inancına olan saygıdan dolayı serveti reddederek sefil bir hayatı, lüks bir hayata tercih eden onurlu bir genç. Özgürlük mücadelesinde çarpışacak kadar cesur, aşkı için yaşayacak kadar duygusal bir karakter olarak karşımıza çıkmaktadır.
Babalar belki çocuklarını sevmeyebilir ama dedeler torunlarını asla… bay Jilnorman Marius’un dedesidir. Ancak Marius’un babasına duyduğu nefret torununa doğruları anlatmaktan onu engellemiştir. Muhafazakâr bir yapıya sahip olan dede aynı zamanda inatçı özelliğiyle de kendisini göstermektedir.
Roman akıcı üslubu, özgün yapısıyla okuyucuyu olayların içinde yaşıyormuşçasına sürüklemektedir. Bunun yanı sıra kahramanlarının olaylar üzerindeki etkinliği ve canlı kişilikleri romana ayrı bir tat vermektedir. Sıkılmadan okunacak ve hayatı görebilecemiz eşsiz bir roman.



  Yorumlar

 
sokakta rodeo nasıl yapılır


Arka SıradakiLer 42. Bölüm Part.1


Erdoğan, Avşar kızına konuk olacak


Çok Güzel Kalça Dansı


Rüya TabirLeri ( S )


Akrep Kraliçe


Cihan Şahı Osmanlı


İlk Sivil Uzay Aracı


Korkutan Şakalar


Aşk - I Memnu Bölüm 1


Cinsellik |  Diziler |  Filmler |  Fıkralar |  Güzel Sözler |  Haberler |  Hikayeler |  Msn Messenger |  Oyunlar |  Programlar |  Resimler |  Rüya Tabirleri |  Sağlık |  Script Hakkında |  Videolar |  Yemek Tarifleri |  Şarkı Sözleri |  Şiirler

Copyright © 2008 Tüm Hakları Saklıdır HaKaN@Cetyeri.Net

5 Online Ziyaretçi

domain

Cetyeri.Net Türkiye'de  sohbet, aşk, mynet, sohbet.com, ask, sohbet com,
çet odalari, çet, Arkadaşlık, cet, sohbet,  aşk, chatsohbet, mynet sohbet, sohbet chat, sesli sohbet, sohbet com, sohpet, kameralı sohbet,  islami sohbet,  msn sözleri, msn nickleri,  sohbet, çet
gibi aramalara öncülük etmektedir.